Güneş ışınlarının etkisi ile oluşan pigment artışı, ciltte geniş leke görüntüleri oluşturur. Ayrıca sivilce izleri, hamilelik, aşırı antibiyotik kullanma, yanlış kozmetik ürünleri gibi sebepler, ciltte lekelerin oluşmasına neden olmaktadır.
Bitkisel ürünlerle lekeler, çeşitli yöntemlerle bir süre içersinde kalıcı sonuçlara ulaşıyor. Aynı zamanda bu bitkisel ürünler uygulanırken ciltte herhangi bir tahriş veya kızarıklık yapmaması avantajdır. 3 ay düzenli uygulanan bitkisel peelinglerle, ciltte yeniden yapılanma ve lekelerin büyük ölçüde açıldığı gözlemlenir.
Kimi lekeler, sivilce izleri ve benzeri tarzıaki sorunların halledilmesi için, üst derinin bir tabaka temizlenmesi zorunludur. Peeling adını verdiğimiz cilt soyma işlemini bitkilerle uygularken, kesinlikle cilde aşırı bir uygulama yapılmamalıdır. Cilt yapısına uygun bitkisel kürlerle bu işlem uygulanmalıdır.
Yağlı Ciltler İçin Bakım
Öncelikle cilt, bitkisel bir temizleme jeli ile temizlenmeli, arkasından ince bir tabaka kayısı yağı sürülmelidir. Birer avuç kekik, papatya, limon ve biberiye bitkileri, 1/2 lt. gülsuyunda, bir taşım kaynatılarak süzülür. Daha sonra 2 avuç yeşil kilin içerisine, süzülen bitki ekstresi ile katı bir bulamaç ile oluşturulur. Bir kahve kaşığı adaçayı esansı ilave edilir. Hazırlanan bu karışım ile 4 hafta, haftada bir olmak üzere uygulanır. Bu uygulama sonrasında bitkisel tonik ve nemlendiricisi sürülmelidir.
Kuru Ciltlere Cilt Lekesi Bakımı
Cilt yapısına uygun bir temizleme sütü ile cilt temizlenmelidir. Arkasından göz altı hariç tüm cilde avokado veya jojoba yağı sürülüp emilimi beklenmelidir. Birer avuç at kuyruğu, mücver çiçeği, bir parça avakado meyvesi, papatya ve hatmi bitkileri 1/2 lt. gülsuyunda bir taşım kaynatılarak süzülür. Hazırlanan bitki ekstresi, 2 avuç toz yosun veya soya unu ile bulamaç yapılarak, içerisine bir tatlı kaşığı arı sütü ilave edilmelidir. Haftada bir gün olmak üzere 4 hafta boyunca bu maske uygulaması yapılmalı, daha sonra bitkisel bir onarıcı ürün sürülmelidir.
Bitki yağları ve özleri kozmetikte büyük önem taşıyor. Şimdilerde Nefise Karatay’ın bir açıklaması ile tekrar gündeme gelen kayısı yağı, güzel bir cilt için adeta bir yapıtaşı.
“Güzelliğimi kayısı çekirdeği kremiyle koruyorum” diyen Nefise Karatay çok doğru bir yolda. Çünkü kayısı çekirdeğinden elde edilen yağ, hem kuru hem de yağlı ciltler için ideal. Herbalium olarak bu yağı doğal kaynaklardan elde edip, kadınların hizmetine sunduğumuzdan bu yana yaklaşık iki yıl geçti. Karatay’ın açıklaması ile birlikte bu turuncu renkli meyvenin yağının güzellikteki önemi bir kez daha tescillenmiş oldu.
Tabiatın mucizesi kayısı yağı, ciltte ne gibi faydalar sağlıyor?
Öncelikle ciddi bir hücre yenileme özelliğine sahip. Bu mükemmel güzelleştirici meyvenin yağı, kalsiyum, magnezyum, karoten ve betakaroten maddelerini içeriyor. Bu maddeler sayesinde kırışıklıkları azaltıyor. Genellikle kadınların çok dillendirdiği bir konu vardır: ‘Neden cildime ipeksi bir görüntü sağlayamıyorum?”. İçindeki aktif birçok madde ve nemlendiriciler sayesinde, cildi yağlandırmadan yumuşaklık, parlaklık ve canlılık kazandıran kayısı yağı, ipeksi bir doku oluşumuna yardımcı oluyor; hücreleri besleyerek cildin gerginleşmasine zemin hazırlıyor.
Soğuk pres üretim tekniği olmalı!
Kayısı çekirdekleri hiçbir sıcak işlem görmeden yüksek basınç altında ezilerek yağı çıkarıldığı için içeriğindeki önemli vitaminler yok olmuyor. Bu arada kayısı çekirdeği yağını ve diğer farklı bitkisel yağları belli formüllerle bir araya getirererek, koruma, cildi yenileme vb. işlemleri çoğaltmak mümkün. Güneşli veya soğuk havalarda yıpranan cilt hücrelerini yenilediğini de unutmayalım. Ancak kayısı çekirdeğinden elde edilen yağı satın alırken, soğuk pres üretim tekniği kullanılarak üretilip üretilmediğini sormalısınız.
Kullanım için birkaç önemli detay:
- Kayısı çekirdeği yağını her yaş grubu kullanabilir.
- Yüzünüzün tüm bölgelerine uygulayabilirsiniz.
- Sıcak günlerde dışarı çıkarken sürmeyin.
- Akşam yatarken temiz bir cilde uygulayın.
Kayısı yağına katkısız ve doğal bir güzelleştiricidir.
Doğal hayat sizlerle olsun,
Selülitler gerçekten büyük derdiniz. Fakat başetmek ve iyi dengeli beslenmek şart. Selülitin oluşmasını veya artmasını engellemek için dengeli bir biçimde beslenin ve açık havada derin nefesler alarak uzun yürüyüşler yapın. Her evde bulunan kese veya banyo fırçası ile selülitli bölgeleri kıpkırmızı olana kadar ovun. Daha sonra da, susam yağı, portakal yağı, limon yağı, biberiye, kekik, papatya, zambak, avokado gibi yağların karışımından yaptığınız yağ ile cildinize masaj yapın. Hepsini bulamasanız bile en azından susam yağının içine portakal limon biberiye yağları ilave edin .Bu işlemler haftada 2–3 defa uygulanırsa zamanla selülitler azalır ve cildinizdeki doku sıkılaşır. Selülitte önemli olan dolaşımın hızlanmasıdır. Kılcal damarlar iyice kan pompalamaya başlayınca bölgedeki dokular canlanır ve kendini yeniler. Badem, ceviz veya susam yağı ile masaj yapılırsa karın bölgesinde çatlak oluşumu azaltılabilir. Susam yağı ile birlikte buğday yağına ve kayısı yağına A ve E vitamini karıştırıp karın bölgesine her gün masaj yapılırsa büyük fayda sağlar. Buğday ve kayısı yağı hücre yeniler.